Çocuk psikoterapisinin önemli çalışma alanlarından biri, çocuğun duygularını tanıma, anlama, ifade etme ve düzenleme becerilerini geliştirmektir. Duygu düzenleme kapasitesi doğuştan tamamlanmış bir beceri değildir; çocuğun bakımverenleriyle kurduğu ilişkiler ve gelişimsel deneyimleri içerisinde zamanla şekillenir.
Duygularını anlamakta ve düzenlemekte zorlanan bazı çocuklar kaygı, üzüntü ve içe kapanma yaşarken, bazıları öfke, karşıt gelme veya saldırgan davranışlar gösterebilir. Özellikle suçluluk, utanç, üzüntü veya hayal kırıklığı gibi zorlayıcı duyguların tanınamadığı ve ifade edilemediği durumlarda, çocuğun davranışları bu duygularla baş etmenin bir yolu haline gelebilir. Psikoterapi sürecinde, bu davranışların ardındaki duygusal yaşantıların anlaşılması ve çocuğun zorlayıcı duygularla baş edebilmek için daha esnek yollar geliştirmesi desteklenir.
Bu çalışmanın bir diğer önemli boyutu zihinselleştirme kapasitesidir. Zihinselleştirme, kişinin hem kendi hem de başkalarının davranışlarının ardındaki duyguları, düşünceleri, ihtiyaçları ve niyetleri merak edebilme ve bunlar üzerine düşünebilme becerisidir. Çocuğun kendi iç dünyasını ve başkalarının deneyimlerini anlamlandırabilmesi, duygularını düzenlemesine, ilişkilerinde empati ve esneklik geliştirmesine ve karşılaştığı güçlüklerle daha etkili biçimde baş etmesine yardımcı olur.
Psikoterapi ilişkisinde çocuğun duygu ve düşüncelerinin anlaşılmaya çalışılması, bunlar üzerine birlikte düşünülebilmesi ve yaşantılarına anlam verilebilmesi, zaman içinde çocuğun kendi duygusal deneyimlerini de daha iyi tanıyabilmesine ve anlamlandırabilmesine olanak sağlar.
