Çocuk Psikoterapisi

Çocuklar gelişimleri boyunca aile ilişkileri, ayrılık ve kayıplar, okul yaşantısı, akran ilişkileri ve çeşitli zorlayıcı deneyimler nedeniyle ruhsal güçlükler yaşayabilirler. Bu güçlükler kaygı, içe kapanma, öfke, davranış sorunları veya ilişkisel zorluklar gibi farklı biçimlerde kendini gösterebilir. Her çocuğun mizacı, gelişimsel öyküsü ve yaşam deneyimleri kendine özgü olduğundan, benzer duygu ve davranışların ardında farklı ruhsal süreçler ve duygusal ihtiyaçlar bulunabilir. Çocuk psikoterapisinde amaç, çocuğun kendine özgü iç dünyasını ve ruhsal ihtiyaçlarını anlamak ve yalnızca gözlemlenen belirtileri ve davranışları gidermeye odaklanmak yerine, bunların altında yatan duygusal süreçleri ele alarak çocuğun ruhsal gelişimini bütüncül bir biçimde desteklemektir.

Oyun Yoluyla Psikoterapi

Çocukların duygularını, düşüncelerini ve içsel yaşantılarını sözcüklerle ifade etme becerileri henüz gelişim sürecindedir. Bu nedenle çocuk psikoterapisinde oyun, resim ve diğer yaratıcı ifade yollarından yararlanılır. Oyun, çocuğun yaşadıklarını, ilişkilerini, korkularını, isteklerini ve çatışmalarını kendi diliyle ortaya koyabilmesine olanak tanır.

Psikodinamik oyun terapisinde terapist, çocuğun oyununa ve kurduğu ilişkiye dikkatle eşlik ederek onun duygusal dünyasını anlamaya çalışır. Çocuğun seçtiği oyunlar, tekrar eden temalar, kurduğu hikâyeler ve terapistle ilişki kurma biçimi, iç dünyasına dair önemli ipuçları sunar. Terapist, çocuğun duygularını güvenle ifade edebileceği, anlaşılabileceği ve gerektiğinde sınırlarla da karşılaşabileceği güvenli bir ilişkisel alan sunar. Bu süreçte çocuğun zorlayıcı yaşantılarını anlamlandırması, içsel çatışmalarıyla baş etmenin yeni yollarını geliştirmesi ve kendisiyle ve çevresiyle daha esnek ilişkiler kurabilmesi amaçlanır.

Yeni Terapi Özel Oyun Odası

Duygu Düzenleme ve Zihinselleştirme

Çocuk psikoterapisinin önemli çalışma alanlarından biri, çocuğun duygularını tanıma, anlama, ifade etme ve düzenleme becerilerini geliştirmektir. Duygu düzenleme kapasitesi doğuştan tamamlanmış bir beceri değildir; çocuğun bakımverenleriyle kurduğu ilişkiler ve gelişimsel deneyimleri içerisinde zamanla şekillenir.

Duygularını anlamakta ve düzenlemekte zorlanan bazı çocuklar kaygı, üzüntü ve içe kapanma yaşarken, bazıları öfke, karşıt gelme veya saldırgan davranışlar gösterebilir. Özellikle suçluluk, utanç, üzüntü veya hayal kırıklığı gibi zorlayıcı duyguların tanınamadığı ve ifade edilemediği durumlarda, çocuğun davranışları bu duygularla baş etmenin bir yolu haline gelebilir. Psikoterapi sürecinde, bu davranışların ardındaki duygusal yaşantıların anlaşılması ve çocuğun zorlayıcı duygularla baş edebilmek için daha esnek yollar geliştirmesi desteklenir.

Bu çalışmanın bir diğer önemli boyutu zihinselleştirme kapasitesidir. Zihinselleştirme, kişinin hem kendi hem de başkalarının davranışlarının ardındaki duyguları, düşünceleri, ihtiyaçları ve niyetleri merak edebilme ve bunlar üzerine düşünebilme becerisidir. Çocuğun kendi iç dünyasını ve başkalarının deneyimlerini anlamlandırabilmesi, duygularını düzenlemesine, ilişkilerinde empati ve esneklik geliştirmesine ve karşılaştığı güçlüklerle daha etkili biçimde baş etmesine yardımcı olur.

Psikoterapi ilişkisinde çocuğun duygu ve düşüncelerinin anlaşılmaya çalışılması, bunlar üzerine birlikte düşünülebilmesi ve yaşantılarına anlam verilebilmesi, zaman içinde çocuğun kendi duygusal deneyimlerini de daha iyi tanıyabilmesine ve anlamlandırabilmesine olanak sağlar. 

Psikoterapi Süreci Nasıl İlerler?

Çocuk psikoterapisi, çocuk ve ebeveynlerle gerçekleştirilen değerlendirme görüşmeleriyle başlar. Bu görüşmelerde çocuğun gelişim öyküsü, aile ve sosyal ilişkileri, yaşadığı güçlükler ve ruhsal ihtiyaçları ele alınır. Değerlendirme doğrultusunda çocuğun yaşına, gelişimsel düzeyine ve ihtiyaçlarına uygun bir çalışma planı oluşturulur.

Erken çocukluk döneminde çalışmalar çoğunlukla ebeveyn-çocuk ilişkisi ve etkileşimi üzerinden yürütülürken, okul öncesi ve okul çağı çocuklarında bireysel oyun terapisi ön plana çıkabilir. Psikoterapi görüşmeleri genellikle haftada bir veya iki kez, düzenli bir çerçevede yürütülür. Sürecin uzunluğu ise çocuğun ihtiyaçlarına ve çalışmanın niteliğine göre değişir.

Ebeveynlerle yapılan danışmanlık görüşmeleri çocuk psikoterapisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu görüşmelerde çocuğun yaşadığı güçlükler, duygusal ihtiyaçları ve aile içindeki ilişkiler üzerine birlikte düşünülür. Ebeveynlerin hem çocuklarının davranışlarının ardındaki duygusal süreçleri hem de kendi duygusal tepkilerinin çocuklarıyla ilişkilerine etkilerini fark edebilmeleri desteklenir. Böylece çocukla yürütülen psikoterapi çalışması ve ebeveyn görüşmeleri birbirini tamamlayan iki süreç olarak ilerler. Çocuk kendi duygusal deneyimlerini anlamlandırma ve düzenleme kapasitesini geliştirirken, ebeveynler de onu anlamaya, duygusal ihtiyaçlarına karşılık vermeye ve gelişimini desteklemeye yönelik becerilerini güçlendirebilirler.

İletişim:
  • Telefon: +90 505 906 55 94
    Adres: Ethem Efendi Caddesi
    Erenköy, Kadıköy, İstanbul
    E-mail: pelinulutasli@gmail.com