İlk görüşmede kişinin başvuru nedenleri, yaşadığı güçlükler, yaşam öyküsü ve güncel koşulları ele alınır. Bu görüşme, kişinin ruhsal ihtiyaçlarını anlamaya ve psikoterapi sürecinden beklentilerini birlikte değerlendirmeye yöneliktir. Değerlendirme birkaç görüşme boyunca devam edebilir. Bu görüşmeler doğrultusunda psikoterapinin kapsamı ve nasıl ilerleyeceği birlikte belirlenir.
Psikoterapi sürecinin uzunluğu kişinin başvuru nedenlerine, ruhsal ihtiyaçlarına ve çalışmanın niteliğine göre değişir. Bazı durumlarda belirli bir güçlük veya yaşam dönemi üzerinde daha kısa süreli bir çalışma yürütülebilirken, bazı durumlarda kişinin duygusal yaşantılarını, içsel çatışmalarını ve ilişkilerinde tekrar eden örüntüleri daha derinlemesine ele alan uzun soluklu bir psikoterapi süreci düşünülebilir. Psikoterapinin ne kadar devam edeceği, kişinin ihtiyaçları ve çalışmanın ilerleyişi doğrultusunda zaman içinde şekillenir.
Psikoterapi seansları genellikle haftada bir veya iki kez gerçekleştirilir ve 45 dakika sürer. Görüşmelerin sıklığı kişinin ihtiyaçlarına ve yürütülen çalışmanın niteliğine göre belirlenir. Seansların sürekliliği, terapötik ilişkinin gelişmesi ve üzerinde çalışılan konuların zaman içerisinde derinleşebilmesi açısından önem taşır.
Temel olarak psikodinamik/psikanalitik yaklaşım ile çalışılır. Çocuklar ve ailelerle yürütülen çalışmalarda bağlanma, zihinselleştirme ve duygu düzenleme odaklı yaklaşımlardan da yararlanılır. Çalışmanın biçimi, kişinin yaşına, gelişimsel özelliklerine ve ruhsal ihtiyaçlarına göre şekillendirilir.
Çocuklarla yürütülen çalışmalar öncelikle ebeveynlerle gerçekleştirilen bir görüşmeyle başlar. Bu görüşmede çocuğun gelişimsel öyküsü, aile ilişkileri, yaşadığı güçlükler ve ebeveynlerin başvuru nedenleri ele alınır. Ardından çocukla ve gerektiğinde ebeveynlerle iki veya üç değerlendirme görüşmesi gerçekleştirilir. Genellikle dördüncü veya beşinci seansta ebeveynlerle bir geri bildirim görüşmesi yapılarak değerlendirme sürecinde edinilen gözlemler paylaşılır ve çocuğun ve ailenin ihtiyaçlarına uygun bir çalışma planı oluşturulur. Değerlendirme sonucunda çocuk psikoterapisine başlanması, yalnızca ebeveyn danışmanlığıyla ilerlenmesi veya ihtiyaç doğrultusunda takip görüşmeleri planlanması önerilebilir. Çocuk psikoterapisine başlandığında ebeveyn danışmanlığı da çalışmanın bir parçası olarak düzenli biçimde sürdürülür.
Ergenlik çağındaki gençlerle yürütülen değerlendirme ve psikoterapi süreçlerinde ise görüşmelerin çerçevesi danışanın yaşına ve gelişimsel ihtiyaçlarına göre belirlenir. Çalışma ağırlıklı olarak genç danışanın kendisiyle yürütülebileceği gibi, ihtiyaç duyulduğunda gencin katılımıyla aile görüşmeleri de düzenlenebilir.
Çocuk ve ergenlerle yürütülen psikoterapi çalışmaları bir değerlendirme süreciyle başlar. Değerlendirme sonunda gerçekleştirilen geri bildirim görüşmesinde, psikoterapi sürecinin nasıl ve kimlerle yürütüleceği kararlaştırılır. Psikoterapiye başlandıktan sonra seansların düzenli olarak (genellikle haftada bir veya iki kez) sürdürülmesi ve mümkün olduğunca kesintiye uğramaması önemlidir. Çocuklarla yürütülen psikoterapi sürecine paralel olarak ebeveynlerle de belirli aralıklarla danışmanlık görüşmeleri gerçekleştirilir. Ergenlerle yapılan çalışmalarda ise ebeveynlerin sürece dahil edilmesinin uygun görüldüğü durumlarda, genellikle ergen danışanın da katılımıyla aile görüşmeleri düzenlenir.
Bu sorunun yanıtı, çocuğun yaşına ve psikolojik destek alma nedenine göre değişiklik gösterir. Ancak her yaş grubu için geçerli temel bir ilke, çocuğa gerçeğe aykırı veya yanıltıcı açıklamalar yapılmamasıdır. Terapisti “bir arkadaş”, “doktor” ya da “öğretmen” olarak tanıtmak veya gerçeği yansıtmayan bir başvuru nedeni belirtmek, çocuğun hem ebeveynleriyle hem de terapistle ilişkisini olumsuz etkileyebilir.
Çocuğun yaşına ve başvuru nedenine göre daha da sadeleştirilebilecek veya detaylandırılabilecek bir açıklama özünde şöyle olabilir: “Son zamanlarda ... konusunda biraz zorlandığını fark ettik / zorlandığımızı hissediyoruz. Bazen çocuklar ve anne-babalar böyle zorlanmalar yaşayabiliyor. Bu gibi durumlarda çocuklara ve ailelere yardımcı olan uzmanlar var. Biz de bu nedenle böyle bir uzmanla tanışmaya karar verdik. Onunla görüşerek hem birbirimizi hem de yaşadığımız zorlukları daha iyi anlamaya çalışabiliriz. Bu uzman, çocuklarla ve anne-babalarla konuşarak, oyunlar oynayarak ve resimler yaparak çalışıyor. Benim de bildiklerim bu kadar. Merak ettiğimiz başka şeyler olursa ona sorabiliriz.”
Evet. Ebeveyn danışmanlığı, çocuk psikoterapisinin bir parçası olarak yürütülebildiği gibi, çocuğun bireysel bir psikoterapi sürecinde olmadığı durumlarda da gerçekleştirilebilir. Ebeveynler çocuklarının ruhsal ve gelişimsel ihtiyaçlarını daha iyi anlamak, çocuklarıyla ilişkilerinde karşılaştıkları güçlükleri ele almak veya kendi ebeveynlik deneyimleri üzerine düşünmek amacıyla danışmanlığa başvurabilirler. Görüşmelerin kapsamı ve sıklığı, ailenin ihtiyaçları ve ele alınan konular doğrultusunda belirlenir.
Psikoterapi ve ebeveyn danışmanlığı çalışmaları uygun durumlarda çevrimiçi olarak da yürütülebilir. Farklı şehirlerde veya ülkelerde yaşayan kişilerle düzenli çevrimiçi görüşmeler gerçekleştirilebildiği gibi, yüz yüze yürütülen bir psikoterapi sürecinde ihtiyaç halinde bazı görüşmelerin çevrimiçi yapılması da değerlendirilebilir.
Çevrimiçi çalışmanın uygunluğu, kişinin yaşı, başvuru nedeni, ruhsal ihtiyaçları ve yaşam koşulları dikkate alınarak değerlendirilir. Çevrimiçi psikoterapinin uygun olmadığı durumlarda farklı çalışma seçenekleri ele alınabilir veya yönlendirme yapılabilir.
Psikoterapi ve danışmanlık süreçlerinde paylaşılan bilgiler, mesleki etik ilkeler ve yasal yükümlülükler çerçevesinde gizli tutulur. Ancak kişinin kendisine veya başkalarına ciddi zarar verme riskinin bulunduğu, güvenliğinin korunmasını gerektiren ya da yasal bildirim yükümlülüğü doğuran durumlarda gerekli bilgilerin ilgili kişilerle veya kurumlarla paylaşılması gerekebilir.
Çocuk ve ergenlerle yürütülen psikoterapi çalışmalarında da gizlilik ilkesi gözetilir. Ebeveynlerle gerçekleştirilen görüşmelerde çocuğun veya gencin psikoterapi sürecindeki ihtiyaçları ve ebeveynlerin bu ihtiyaçları nasıl destekleyebilecekleri üzerinde durulur. Güvenliğin korunmasını veya yasal sorumlulukların yerine getirilmesini gerektiren durumlar dışında, bireysel seanslarda paylaşılan özel bilgiler ebeveynlere aktarılmaz.
Psikoterapi süreci, danışanın kimliğini açığa çıkarabilecek bilgiler paylaşılmadan, terapist ve süpervizör arasındaki mesleki gizlilik ilkelerine bağlı kalınarak süpervizyonda ele alınabilir.